Anasayfa > Circassian and Documentary > Bir zamanlar ”Çerkes” idik (1. bölüm)

Bir zamanlar ”Çerkes” idik (1. bölüm)


Yontma taş devrinde başlar Çerkesliğin hikayesi. Hatta insanlığın yontma taş devrini bitirip tun çağına başlamasını sağlayan da Maykop bölgesinde bulunan arkeolojik kalıntılar olmuştur. Evet, rusların dağ kavimleri diye nitelendirdiği bizler yapmışız bunlar.. Hani 1800’lü yıllarda bizi dağlardan indirip düz topraklarda ehlileştirme iddası ile tüm teknolojik olanaklarını ve gücünü kafkasyaya asker yığıp bize soykırım yapan ruslar varya.. Belkide bu denli medeni olduğumuzu bilmiyorlardı. Biz vahşi idik. Hayvanmışız gibi ehlileştirilmeye çalışıldık. Osmanlıda sağolsun bu konuda ruslara destek vermekten geri kalmadı. Bölgede sayısını bilemeyeceğimiz kadar osmanlı ajanı, içimizdeki thainler karşıda ruslar.. yine de onlarca yıl bu şartlar altında savaşacak, hatta topraklarından vazgeçmemek için kabileler halinde yok olmayı göze alacak kadar vahşi bir halktı Çerkes toplumu. 13-14 yaşındaki çocuklar vatanı uğruna at binip silah kuşanıp savaşa katılacak kadar vahşi idi. Kadınlarımız erkeğinin yanında savaşacak kadar medeniyetsiz idi. Bir yanda halifenin ordusu için ön safta savaşacak asker bulma arayışları diğer yanda rusların sıcak denizlere inmek için engel olarak gördüğü kafkasyanın dağlı ve vahşi halkı Çerkesler… Dönemin iki büyük devletini arasında paylaşılmış bir toplum olan Çerkesler. Zaten son dönemlerde ortaya çıkan rus çarı ile dönemin osmanlı padişahı arasında yapılan yazışmalarda bunu kanıtlıyor. Bunca güce ne kadar karşı koyabilirdik ki.. Direnebileceğimiz kadar, yok olma pahasına direndik. Silahımız yoktu.Kamalarımızı düşmana fırlattık bizde. Baskınlar yaptık, ruslardan ele geçirebildiğimiz silahları kullandık yine ruslara karşı. Halifemizden yardım istediğimizde ise sağolsun bizi geri çevirmedi ve askeri teçizat olarak bir adet ”dürbün” gönderdi. Vatanımız uğruna akıttığımız kızıl kanı daha net görmemiz ve savaşımızı bırakmız için olsa gerek.

Sonuç kaçınılmaz idi. Yenildik ve sürüldük topraklarımızdan. Soykırıma uğradık. Bazılarımız sürgün edilmemek için dağlara kaçtı ve soğuktan açlıktan ve hastalıktan yok oldu, bazıları mecburen düzlüklerde yaşamak zorunda bırakıldı yani ”ehlileştirildi” Çok büyük bir çoğunluğumuz ise ”sürüldü. Karadenizin maviliklerinde dolaşan balıklar kaç tane yeni doğmuş bebeği, kaç tane anneyi kaç tane kardeşimizi kendine yem yaptı sayısını kimse bilmez. Vatanımızı savunmanın mükafatı bu olsa gerek ama acı kader bir türlü bırakmadı peşimizi. Sürgün edildiğimiz yerlerden birisi balkanlar idi. Rusların önüne set olarak konulmak istedik. Ne kadar şanslıyız ki bize yabancı olan topraklar, yabancı insanların arasında en iyi tanıdığımız düşman ile karşılaştık; ruslar ile.. Sizce bu tesadüfmü? ve bunu yapan osmanlı bizi o denli sevmişti ki eli silah tutan erkelerimizi askere alırken geride kalan kız kardeşlerimizin yaşaması için onları cariye olarak dağıtmakta sakınca görmedi. Anadoluya ayak bastığımız trabzon da acaba günümüzde kaç Çerkes yaşıyor bilen varmı? veya neden ortadoğuya sürüldüğümüzün cevabını verebilecek olan birisi varmı? Kim bilebilir kız kardeşi yabancıya cariye olarak verilirken kendisi askere alınan Çerkes gencinin hissettiklerini.. ama benim bunları yazmamam gerek.. Günümüzde Çerkes toplumunda yaygın olan osmanlıya minnet duyma konusunda beyinlerde oluşan tabulara ve doğrulara ter bunlar. Yalanlayın ve görmezlikten gelin. Çünkü böylesi daha kolay.

Makus talihimiz yine peşimizi burakmadı. Osmanlı birinci dünya savaşını kaybetti ve hiç bitmeyen savaşlarımızda yeni bir sayfa açılmış oldu. Kurtuluş savaşı. Bu arada Çanakkale can veren onbinlerce kardeşimizi anlatıp canınızı sıkmak istemiyorum. Elimize silahı aldık ve çeteler kurduk. Yunanlıları sokmadık anadolunun içlerini. Kardeş kanı dökme pahasına iç isyanları bastırdık. mustafa kemal denilen şahısın ankarada hükumet kurmasına zemin hazırladık. Onu her yerde koruduk. Derken Türkiye Cumhuriyetini kurduğumuz zaman ise ”hain” Çerkesler olduk. Kurtuluş savaşının kazanılmasında en büyük etken olan Kazım Karabekir gibi paşalarımızın yaptıkları unutuldu. Tüm yaptıklarımız bir kalemde silindi. Ülke içinde halkımıza yönelik sürgünler yapılmaya başlandı. Dilimiz konuşmamız yasaklandı. Oysa buna gerek bile yoktu. Çünkü bizler yabancıların yanında kendi dilimizi konuşmayacak kadar Xabzeye (kültürümüze) bağlıydık o günlerde. bize yabancı olan insanların arasında konuşmadık dilimizi ve bu gün unuttuk. Çok saf bir millettik biz. En büyük hatamız ise karşımızdaki insanı kendimizle bir tutmamız oldu. Yanıldık. Köylerimize türkçe konuş vatandaş diye pankartlar asıldı. yeni düzen buydu bizde mecbur uyduk. Karşı çıkanlarımız ise cezalandırıldı. türkiyede kurallar o zaman çok açıktı. tek devlet, tek millet. Çerkes olma hakkımız yoktuki? daha sonra kendisine atatürk denilen insan işte bunları söylüyordu:
(Atatürkün türkük hakkındaki sözleri için linki tıklayınız:http://www.facebook.com/note.php?note_id=379900647797 )

Kaderin acı cilvesi olsa gerek bu gün sürgün edildiğimiz nüfustan sayı olarak çok daha azız. 164 yıl içinde bu toprakla nedense Çerkes nüfusu artmak yerine azaldı. Ya bilindi tabirle bedenen kısırlaştırıldık yada kimliğimiz değiştirip türk olduk. Bu iki seçenekten istediğinizi seçebilirsiniz.

Ya bugun ne durumdamıyız? Dilimiz konuşanların sayısı parmakla gösterilecek azaldı. İnsanlarımız kimliklerini reddetmeye başladı çoğunluklada Çerkes kimliğini lakap olarak kullanır olduk. Bu toprakta Çerkes kimliğinin yaşaması için uğraş veren kardeşlerimiz yollarında döndürmek için yapmadığımız rezillik kalmıyor. Hatta başka milletlerin ülkülerinin ve turanlarının peşinden koşacak kadar kendimizden nefret eder hale geldik. Bunlar sadece bir kaç örnek ve ilk aklıma gelenler. Düşündükçe bunları sayfalar dolusu çoğaltacağıma eminim ama değerli vaktinizi daha fazla çalmak istemiyorum. Mantikli düşünce de Bir zamanlar ”Çerkes” idik demekten kendimi alamıyorum.

(devamı gelecek)

(Adiga Ubıhya-Musa Baykal)

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: